Rekabet Kurumu’ndan intifaya geçit yok…

Rekabet Kurulu’nun intifaları beş yıla indirmesi konusundaki kararından sonra bazı şirketlerin kuruma başvurarak uzun süreli intifalarına bireysel muafiyet tanınması konusunda izin verilmesini istedikleri anlaşılmıştır. Başvuruların karardan önce yapılmış olması ihtimali yüksek olduğundan, dağıtım şirketlerinin böyle bir kararı bekledikleri ve bu sebeple tedbiren böyle bir istemde bulundukları düşünülmektedir. Ancak Rekabet Kurulu aşağıdaki kararlarla bu istemi reddetmiştir. Eğer Kurul kararı istenilen şekilde çıksaydı, bu sefer dağıtım şirketleri her bir bayisi için böyle bir başvuru yapılması konusunda baskı yaparak bireysel muafiyet isteyeceklerdi. Ancak Rekabet Kurulu buna izin vermeyerek beş yıldan uzun süreli intifa kapısını bir kez daha kapadı.

Gerekeçeli kararları henüz göremediğimizden, başvuruların hangi istemle yapıldığını bilememekteyiz. Ancak kararlar içeriğinden, beş yıldan fazla bir muafiyetten yararlanılma isteminin olduğu kanısını taşımaktayız.

Shell&Turcas Petrol A.Ş. - Gürpet Petrol - Fikret GÜRE

24.06.2009, ( 09-30/ 644-152 )

Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile Gürpet Petrol - Fikret GÜRE arasındaki dikey anlaşmaya menfi tespit verilmesi veya muafiyet tanınması talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda;

- Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile Gürpet Petrol - Fikret GÜRE arasındaki 30.9.1999 tarihli protokol, 27.9.1999 tarihli resmi senet ve 30.9.2004 tarihli bayilik sözleşmesinden oluşan dikey anlaşmaya 4054 sayılı Kanun çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,

- 18.9.2005 tarihi itibarıyla taraflar arasındaki dikey anlaşmanın ve bununla bağlantılı kira sözleşmesinin bakiye süresinin 5 yıldan fazla olması nedeniyle, dikey anlaşmanın kira sözleşmesi de dâhil olmak üzere 18.9.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,

- 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bireysel muafiyet değerlendirmesine gerek olmadığına

karar verilmiştir.

Erk Petrol Yatırımları A.Ş. - Petrol Ofisi A.Ş. - Aksaray Korkmaz Petrol Nakliye Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.

24.06.2009, ( 09-30/ 643-151 )

Erk Petrol Yatırımları A.Ş. - Petrol Ofisi A.Ş. iktisadi bütünlüğü ile Aksaray Korkmaz Petrol Nakliye Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. arasında yapılan dikey anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda;

- Erk Petrol Yatırımları A.Ş. - Petrol Ofisi A.Ş. iktisadi bütünlüğü ile Aksaray Korkmaz Petrol Nakliye Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan 25.12.2003 tarihli “akaryakıt bayilik sözleşmesi”, 11.3.2005 tarihli “istasyonlu bayilik sözleşmesi” ve 24.4.2004 tarihli intifa senedinden oluşan dikey anlaşmaya 4054 sayılı Kanun çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,

- Taraflar arasındaki mevcut bayilik sözleşmesi sona ermiş olmakla birlikte, bununla bağlantılı intifa senedinin 18.9.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,

- 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bireysel muafiyet değerlendirmesine gerek olmadığına

karar verilmiştir.

 

Rekabet Kurulu kararı..adı konmamış bir karar

Rekabet Kurulu’nun intifaların 5 yılla sınırlandırılmasına ilişkin kararları, şikayetin reddi anlamında bir karar değilse, ön araştırma ve soruşturma açılmasını 18.09.2010 tarihine bırakan bir ara kararıdır.. Zira 4054 sayılı yasayla kararın karşılaştırılmasında ortaya çıkan sonuç şudur ki, yasada ön araştırma ve soruşturma açılmasına karar verilmiyorsa, şikayet reddedilmelidir. Nitekim her iki kararda da raportörlerin görüşü bu doğrultudadır. Ancak Rekabet Kurumu bu konuda oldukça sıkıntılı günler yaşamıştır ki, red kararı vermek durumunda olmasına rağmen bu kararları kaleme alış şekli, dağıtım şirketlerine “benim görüşüm budur, ayağınızı denk alın, 18.09.2010 dan sonra önüme gelen şikayetlerde ön araştırma ve soruşturma açacağım” anlamındadır. Bu anlamıyla karar red değil, ön araştırma ve soruşturma açılmasını belirli bir tarih ve olaya bağlayan bekletici mesele kararıdır.

Bu durumda dağıtım şirketleri bu karara karşı dava açarlarmı bilinmez. 18.09.2010 tarihinden sonra intifalarda ısrar etmeleri durumunda ön araştırma ve soruşturma sonucunda verilecek karara karşı dava açmayı da düşünebilirler. Mevcut karara karşı dava açılması halinde, davanın kabulü veya reddi neleri değiştirir. Ortadaki kararlar mevcut hukuki durumu değiştirmeyen, yeni bir durum yaratmayan kararlardır. Dağıtım şirketlerinin hukukçuları bu kararları nasıl yorumlayacaklardır gerçekten merakla beklemekteyiz.

Başından beri ileri sürdüğümüz gibi, sözleşmelerin 5 yıla çekilmesi konusunda çok da ses çıkartmayan dağıtım şirketleri, intifa kalelerini kolay kolay terketmeyeceklerdir. Bunu nasıl yapacaklar, bekleyelim ve görelim.

EPDK’dan LPG çalışma ruhsatı hakkında…

İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATI

 

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı 

Sıvılaştırılmış Petrol Gazlan (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği uyarınca, LPG Otogaz Bayilik Lisansı için; …14/7/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre verilmiş işyeri açma ve çalışma ruhsatının noterden tasdikli suretinin Kuruma ibraz edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, LPG Dağıtıcı, LPG Depolama, LPG Tüpü İmalatı ile LPG Tüpü Muayene Tamir ve Bakım lisanslarına başvuracak gerçek ve tüzel kişilerin tesisleri ile ilgili olarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre durumlarına uygun olarak alınan işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının da noterden tasdikli suretlerini Kuruma ibraz etmeleri şarttır.

 LPG otogaz bayilik lisansı başvurularında ibraz edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatlarında (daha önceki adıyla gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı), ruhsat sahibinin adı veya unvanı ile başvuru sahibinin adı veya unvanı birebir aynı olmalı, tarih ve sayı, tesisin kaçıncı sınıf olduğu, yapacağı işin türü ya da faaliyet konusunun “LPG otogaz satış istasyonu” olduğu hususu belirtilmelidir.

 

EPDK’dan LPG çalışma ruhsatı hakkında… yazısını okumaya devam edin

EPDK’dan LPG kilometre tahdidi açıklaması

KİLOMETRE TAHDİDİ

 

Kilometre Tahdidi

 

Kilometre tahdidi, 5307 sayılı Kanunda, “Şehir içi veya şehirlerarası trafiğe açık yollarda aynı istikamette iki akaryakıt ve otogaz istasyonu arasındaki Kurul tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek asgarî mesafe” olarak tanımlamıştır.

 

Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 37′ nci maddesi ise, “Şehir içi veya şehirlerarası trafiğe açık yollarda aynı istikamette iki akaryakıt ve/veya otogaz istasyonu arasındaki mesafe, aynı yönde olmak üzere; şehirlerarası yollarda on, şehir içi yollarda bir kilometreden az olamaz.” hükmünü amirdir.

 

Sonuç olarak, imar planında 01/01/2005 tarihinden sonra LPG istasyonu alanı olarak tanzim edilmiş yerler için yapılan başvurularda, şehirlerarası yolların üzerindeki LPG istasyonları arasında on kilometrelik mesafenin, şehir içi yolların üzerindeki LPG istasyonları arasında bir kilometrelik mesafenin aranması gerekmektedir.

 

 

EPDK’dan LPG kilometre tahdidi açıklaması yazısını okumaya devam edin

Rekabet Kurumu’ndan intifa soru ve cevapları

Rekabet Kurumu, intifayla ilgili 5 yıllık sürenin nasıl uygulanacağı açıklamasını, soru ve cevaplar şeklinde kendi sitesinde duyurdu. Aşağıdaki linke gitmeniz durumunda soru ve cevaplar karşınızda olacaktır.

http://www.rekabet.gov.tr/dosyalar/belgeler/belge381/internet_akaryakit.pdf

İntifayla ilgili bir açıklama…

Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararları yayınlandıktan ve uygulamanın nasıl olacağı konusundaki açıklamalarından sonra sitemiz yetkilileri ile Rekabet Kurumu arasında yapılan görüşmede, tereddütte kalınan bir konuya açıklama getirme gereği doğmuştur.

İntifa veren malikin, intifa verdikten sonra bu gayrımenkulü satması durumunda, yeni malik 5 yıllık süreden yararlanabilir mi? Zira burada intifa verenle bayilik sözleşmesi yapanın aynı kişi olmaması halinde hukuki ve iktisadi birliktelik olgusunun gerçekleşmediği düşünülebilir. Rekabet Kurumu uzmanlarınca, bu durumda dahi yeni malikin 5 yıllık süreden yararlanacağı ancak burada sürenin ne zaman başlayacağı sorununun ortaya çıkabileceği beyan edilmiştir.

Bu sebeple sitemizde daha önceden sorulan ve fakat bizim aksi görüşte olduğumuz bu konu da açıklığa kavuşmuş olmaktadır. Ancak belirtmekte yarar var ki, bu konuda son söz Rekabet Kurumu’ ndaysa da, karara karşı yargının tutumu önümüzdeki süreçte belli olacaktır.