<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>IstasyonLaw.com /Türkiye&#039;nin Enerji Hukuku Sitesi &#187; İntifa</title>
	<atom:link href="http://www.istasyonlaw.com/category/genel/intifa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istasyonlaw.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Enerji Hukuku Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Mar 2026 10:39:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>İNTİFA</title>
		<link>http://www.istasyonlaw.com/intifa/</link>
		<comments>http://www.istasyonlaw.com/intifa/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 10:05:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İntifa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istasyonhukuku.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Sektörün var olmasından bugüne kadar gelinen süreçte, intifa, akaryakıt bayiliği yapmanın mecburi kuralıymış gibi uygulanmıştır. Bugüne kadar konuştuğumuz bayilerin büyük bir bölümü intifanın ne olduğunu bile bilmemektedir. Neden verdiği konusu sorulduğunda ise, öyle gerekiyormuş, istediler, verdik cevabıyla karşılaşılmaktadır. Durum böyle olunca akaryakıt bayiliği yapmaya devam eden istasyonun 2.,3. nesil kuşaklar durumu sorgular olmuştur. Neden ? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="fcbk_share"></div><p>Sektörün var olmasından bugüne kadar gelinen süreçte, intifa, akaryakıt bayiliği yapmanın mecburi kuralıymış gibi uygulanmıştır. Bugüne kadar konuştuğumuz bayilerin büyük bir bölümü intifanın ne olduğunu bile bilmemektedir.  Neden verdiği konusu sorulduğunda ise, öyle gerekiyormuş, istediler, verdik cevabıyla karşılaşılmaktadır. Durum böyle olunca akaryakıt bayiliği yapmaya devam eden istasyonun 2.,3. nesil kuşaklar durumu sorgular olmuştur. Neden ?<br />
Bu neden tamamen bankalara kredi için gittiğinizde önünüze uzatılan kredi sözleşmesini okumadan imzalamanızla aynı cevabı karşılamaktadır. Neden imzalarız, çünkü öyle gerektiğine inanırız, okuyup değiştirme şansımız yoktur, kısaca mecbur olduğumuzdandır. İntifada da böyledir; benim bayiliğimi alacaksan intifa vereceksin. Ne zararı var sana, yoksa kötüniyetlimisin, tapuyu alıp bir yere götürmeyeceğiz ya…vs. gibi devam eden soru ve kendi kendine verilen cevaplara karşın, utanarak, sıkılarak, dağıtım şirketine haksızlık ediyormuşcasına hatta biraz da kendimize kızarak bu intifaları veririz. Neredeyse tapuyu bile isteseler verecek durumdadır bayi.<br />
Eski akaryakıt bayilerine bakalım, yörede hatırı sayılır, ağadır, paşadır, benzinlik sahibi olmak kolay değildir, yörenin itibarlı kişisidir. Bu kişiler fazla sorgulamaz, koskoca dağıtım şirketi yörenin saygın kişisine yanlış yapacak değil ya. Peki en sonunda ne oldu, yörenin itibarlı adamının istasyonu neredeyse kapanma aşamasına geldi. Neden ?<br />
Çünkü dağıtım şirketleri büyüdü, tekel, kartel oldu, ben ne dersem o olur aşamasına gelindi. Sana bu kadar yeter, kazanmasan da olur, hatta senin istasyonuna kurulacak gaz satışından bile ben kar alırım dendi. Dendi ama bunlar sözleşmeye yazılmadı, el altından alındı. Hani bu istasyon benimdi, ben sadece sen istedin diye intifayı verdim, şimdi diyorsun ki buranın kullanma hakkı benim, burada satacağın maldan pay alırım. Tamam hukuken böyle de adalet bunun neresinde. Ben senin malını satmak için, başka bir dağıtıcıya gitmemek için intifayı verdim, bu gazdan pay almak da nereden çıktı. Cevap, işine gelirse, yoksa çıkartırım seni buradan.<br />
Bir iki tane cesur adam çıktı, mahkemeye başvurdu. Hakimler inceledi durumu, imkanı yok bayiin kazanmasına. Getirttiler tapudan intifa senedini, hani burada bayilik sözleşmesinden bahsedilmiyor, sen koşulsuz istasyonunun kullanım hakkını devretmişsin, o da sana kullandırıyor. Keyif onun, kullandırmazsa çıkar gidersin.<br />
Evet yüzlerce istasyon sahibi, yörenin itibarlı adamı istasyonunu terk etti, hepsi harap durumda, dağıtıcının keyfine kalmış bekliyor. Bir kısmı dağıtım şirketlerince başkalarına verilmiş işletiliyor ama büyük bir kısmı kaderine terk edilmiş.<br />
Yahu kardeşim intifayı verdik, hani 4 pompalı makine koyacaktın, kanopiyi tamir edecektin. Sözleşmeyi bana imzalattın, intifayı aldın. Şimdi diyorsun ki, yönetim kabul etmedi. Saha ve bölge müdürleri bayi ile karşı karşıya kalsa da çözüm olmadı. Ben senin dediğini yaptım, intifayı verdim, senin yetkin yoksa neden bunu bana imzalattın, hadi çöz intifamı. İntifayı almaya yetkim var da çözmeye yok.<br />
Tabi ki burada anlatılanlar yanında kötüniyetli bayilerde çıktı, ama bunlar sıkıntının içinde yok denilecek kadar az sayıdaydı. Sektörde o kadar homurdanma oldu ki, Rekabet Kurumu dayanamadı ve işe el atmak durumunda kaldı.</p>
<p>Bu arada Danıştay 13. Dairesi önüne gelen bir olayda, 13 Mayıs 2008 tarihli kararla &#8221;Dağıtıcı ve bayi arasında imzalanan intifa sözleşmesi ile bayilik sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği&#8221;ni vurgulamıştır. Danıştay&#8217;ın emsal niteliğindeki bu kararı Akaryakıt Sektör Raporu&#8217;nda yapılan tespitlerle örtüşünce, Rekabet Kurulu sektör raporundaki görüşünü kararlarına da taşımayı uygun görmüştür. Rekabet Kurulu&#8217;nun, &#8221;Pol-Pet Petrol Ürünleri Tur. Konaklama ve Din. Tes. Ltd. Şti-Bölünmez Petrolcülük A.Ş.&#8221; ve &#8221;Barbaros Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti.–Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.&#8221; arasındaki uyuşmazlıklarda ilk defa aldığı kararı bundan sonraki tüm başvurularda da defalarca tekrarlama yolunu seçmiştir. Karara göre, &#8221;2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği&#8217;nde koşulları belirtilen muafiyetten yararlanabilmek bakımından, alıcılar üzerine getirilen rekabet yasağının süresinin beş yılı aşmaması gerektiğine, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ile bağlantılı kredi sözleşmeleri, ekipman sözleşmeleri, uzun süreli kira sözleşmeleri ya da uzun süreli intifa hakkı tanınması gibi şahsi ya da ayni hakların da rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacak. Bu tür sözleşmelerin varlığı halinde, beş yılı aşan süreler bakımından, 2002/2 sayılı Tebliğ&#8217;de tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacak. Dikey anlaşmalarda yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümler, 2002/2 Sayılı Tebliğ&#8217;in 5. maddesiyle uyumlu hale getirilmesine ilişkin geçiş sürecinin 18 Eylül 2003 tarihinde başlayıp, 18 Eylül 2005 tarihinde sona erdiği, bu çerçevede; 18 Eylül 2005 tarihinden önce yapılmış olan ve süresi beş yılı aşan sözleşmeler, Rekabet Kurulu tarafından uygulanan &#8216;azami hadde indirme&#8217; ilkesi gereğince 18 Eylül 2010 tarihine kadar Tebliğ&#8217;de yer alan muafiyetten yararlanabilecek. Bu tarihten sonra muafiyet koşulları ortadan kalkacak. Dağıtıcı ile bayi arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin ve buna bağlı olarak intifa sözleşmesinin 18 Eylül 2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı tebliğ uyarınca muafiyetten yararlanabilecek.&#8221; Kurul, bu nedenle bu aşamada ön araştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığına, bu tarihten itibaren intifa hakkı çerçevesinde bayilerin yeniden sözleşme yapmaya zorlanması halinde 4054 sayılı Kanun&#8217;un 4. maddesi çerçevesinde işlem başlatılacağının ilgili taraflara bildirilmesine karar vermiştir.</p>
<p>Bu kararların gerçek gerekçesi, dağıtım şirketlerinin bazen 25-30 yıla varan intifa sözleşmeleri ile adeta tapu malikiymiş gibi hareket etme yolunu seçmeleri ve bayie başka seçenek bırakmamalarıdır.</p>
<p>NASIL  UYGULANACAK<br />
Rekabet Kurulu tarafından 13.05.2009 tarihinde verilen ilk karardan itibaren tüm başvuruculara verilen cevaplar,<br />
“1-Taraflar arasındaki 18.09.2005 den önceki  tarihli işleticilik sözleşmesi ve bununla bağlantılı intifa sözleşmesinden oluşan rekabet yasağına dayalı ilişkinin, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,<br />
2-18.09.2010 tarihinden sonra taraflar arasında mevcut olan dikey ilişkinin her iki tarafın da rızası olmaksızın herhangi bir sebeple uzatılmaya zorlanması halinde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem tesis edileceği hususunun dağıtım şirketine bildirilmesine karar verilmiştir “  şeklindedir.<br />
Başvurucuların intifanın da kaldırılması içerikli taleplerini almaya başlayan Rekabet Kurulu daha sonraki kararlarında “ 3-Bununla birlikte intifa hakkının tapudan terkinine karar verme yetkisinin hukuk mahkemelerinde olduğu hususunda başvuru sahibinin bilgilendirilmesine “maddesini de eklemeyi uygun bulmuştur.<br />
Rekabet Kurulu’nun kararlarından çıkan sonuca göre, 18.09.2010 tarihinden önce düzenlenen intifa sözleşmelerinin süreleri 5 yıldan fazlaysa, bu intifa sözleşmeleri en fazla 18.09.2010 tarihine kadar devam eder. Bu tarihten sonra intifa sözleşmesine zorlanılması halinde Kurum tarafından 4054 sayılı Kanuna göre işlem yapılır ve ceza verilir. Ancak bu karar ve ceza işlemi intifayı ortadan kaldırmaz. Kurumca verilen bu karar hukuk mahkemelerinde açılacak intifanın iptali davasında delil olarak kullanılabilir.<br />
Bu durumda bayilere bizim tavsiyemiz şu olacaktır. Öncelikle taraflar arasındaki intifa sözleşmesinin, bayilik ilişkisinin bir unsuru olup olmadığının tespiti için Rekabet Kurumu’na başvurmak gerekir. Zira eğer intifa sözleşmesi bayilik ilişkisinin bir parçası değilse Rekabet Kurumu bu konuda olumsuz karar verecektir ve bu durumda intifa sözleşmesiyle ilgili ihtilaf  Medeni Kanunun ilgili hükümlerine göre çözümlenecektir. Bunun doğal sonucu da 5 yıl sınırının uygulanmayacağıdır. Ancak Rekabet Kurulu kararlarına karşı idari yargıda dava açılabileceğinden, böyle bir kararın yargıya taşınması mümkün olacaktır.<br />
Biz bu kitapta okurlarımızın kafalarını hukuki terim ve sistemlerle doldurmak yerine karar verme durumunda bir avukattan yardım alırken neye dikkat etmeleri hususunda ön bir bilgi vermekten ibarettir. Sistemin nasıl işlediğini bilen bayiin hukuki süreci anlayabilmesi ve onu takip eden avukatına doğru ve gerekli bilgileri sunabilmesi bu kitabın asıl amacıdır.<br />
Yukarıda anlattığımız şekilde Rekabet Kurumu’na yapılan başvuru neticesinde, başvuru 18.09.2010 tarihinden önce ise, size gelecek cevap bir ön araştırma sonucu olup, bu tarihten sonra intifaya ısrar edilmesi halinde soruşturmaya devam edileceğidir. Gerçekten de 18.09.2010 tarihinde dağıtım şirketince intifa kaldırılmazsa, durum Rekabet Kurumu’na ihbar edilir ve böylece soruşturmaya devam edilmesi sağlanır. Soruşturma sonucuna göre elde edilecek karara göre hukuk mahkemelerine başvuru yapılarak intifanın tapudan terkini mümkün olabilecektir.<br />
Bizim dışımızdaki bir kısım görüşlere göre şimdiden Rekabet Kurumu’na başvurmaya gerek yoktur. 18.09.2010 tarihinde intifa kaldırılmazsa, kuruma o zaman başvurulur. Ancak bugün 6 ayda verilen kararlara karşın, 18.09.2010 tarihinden sonra binlerce başvuru kaç ayda cevap bulur onu siz tahmin edin. Bu sürece bir de hukuk mahkemesine açacağınız davayı eklerseniz, 18.09.2010 tarihinden sonra da birkaç sene kaybetmeniz gerekecektir. Oysa Rekabet Kurumu görüşünü belli etmiştir ve bu görüş çerçevesinde sizin de hakkınızda bir karar almanızda yarar vardır. 18.09.2010 tarihi geldiğinde siz başvurmamış bayilerin en az bir yıl önünde olacaksınız.</p>
<div id="fcbk_share"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istasyonlaw.com/intifa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>228</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
