<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>IstasyonLaw.com / Türkiye&#039;nin Enerji Hukuku Sitesi &#187; Para Cezalarının Tahsili</title>
	<atom:link href="http://www.istasyonlaw.com/category/genel/para-cezalarinin-tahsili/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istasyonlaw.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Enerji Hukuku Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 13:32:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Para Cezalarının Tahsili</title>
		<link>http://www.istasyonlaw.com/deneme-1-2-3/</link>
		<comments>http://www.istasyonlaw.com/deneme-1-2-3/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 20:33:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Para Cezalarının Tahsili]]></category>
		<category><![CDATA[para cezaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istasyonhukuku.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Petrol ve LPG piyasasında idari para cezalarının gündeme gelmesinden sonra, ilgili vergi dairelerince tahsilat, haciz işlemleri başlayınca, o güne kadar konunun pek de farkına varmayan bayiler işin ciddiyetine vakıf olmaya başladılar. Banka hesapları ve kredi kartı post terminallerine, akaryakıt naklini gerçekleştirdikleri tankerlere hacizler kondukça bayi de ne yapacağını şaşırdı. Bu arada imdada yetişen, kamu alacaklarındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Petrol ve LPG piyasasında idari para cezalarının gündeme gelmesinden sonra, ilgili vergi dairelerince tahsilat, haciz işlemleri başlayınca, o güne kadar konunun pek de farkına varmayan bayiler işin ciddiyetine vakıf olmaya başladılar. Banka hesapları ve kredi kartı post terminallerine, akaryakıt naklini gerçekleştirdikleri tankerlere hacizler kondukça bayi de ne yapacağını şaşırdı. Bu arada imdada yetişen, kamu alacaklarındaki taksitlendirme yasasından yararlanan bayiler bir nebze olsun nefes aldı.<br />
Ancak bu işte bir terslik vardı, Kabahatler Kanunu gereği verilen idari para cezaları kesinleşmeden tahsil edilemiyordu da, 5015 ve 5307 sayılı Kanun’lara tabi olanlardaki bu fark nereden kaynaklanıyordu. Bu fark vatandaşın kabahati değildi. Bizlerin de içinde bulunduğu hukukçular işin üzerine gidince, yasal durum kapsamlı bir şekilde araştırıldı. Bu arada Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na gönderilen 05.11.2008 tarihli yazıda, tarih aralıkları belirtilmek suretiyle bir kısım cezaların kesinleşmeden tahsil edilemeyeceği, bir kısmının ise tahsil edilebileceğine dair görüş bildirildi. Ancak idari para cezalarının iptali için Danıştay 13. Dairesi’nde açılan davalarda talep edilen yürütmenin durdurulmaları hakkında verilen kararlarda, konu en güncel haliyle ortaya çıktı ve bu kararlarda istenen yürütmenin durdurulması talepleri, “genel bütçeye gelir kaydedilen idari para cezaları kesinleşmeden takip ve tahsil edilemeyeceğinden, tahsilattan önceki aşamaya ilişkin bulunan bu davada ayrıca yürütmenin durdurulmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır” gerekçesiyle reddedilmeye başlandı. İlk başta yürütmenin durdurulması isteminin reddiyle aleyhe gibi görünen kararlar içeriğinden, “neden yürütmenin durdurulmasını istiyorsun,zaten benim olumsuz vereceğim bir karar kesinleşmeden ceza tahsil edilemez” anlamı çıkmaktaydı. Böyle bir karar aslında vatandaşın lehine olsa da aşağıda açıklayacağımız şekilde vergi dairelerine anlatılması da zor bir karardı.Zira yürütmenin durdurulması kararı verilseydi, bu karar vergi dairesine ibraz edilerek tahsilat durdurulabilirdi. Ama Danıştay’ın, “bu ceza zaten tahsil edilemez” gerekçesini, vergi daireleri anlamamakta bayağı direndiler.<br />
Bu konuda son sözü Danıştay söylemiş bulunduğundan, açılacak davalardaki yöntemimiz de şöyle olmalıdır:<br />
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından ceza verilip size tebliğ edilen bu kararda, 30 gün içinde ödeme yapılması halinde % 25 indirimden yararlanılabileceği veya taksitlendirme talebinde bulunulabileceği, 60 gün içinde yatırılmaması halinde söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Yasa gereği ilgili vergi dairesi aracılığı ile tahsil edileceği yazılıdır. Siz eğer 30 gün içinde indirimli veya 60 gün içinde cezanın tamamını ödemez ve dava açarsanız, dava dilekçenizin Danıştay’da işleme konması ve EPDK’ ya varması süresi içinde EPDK, ilgili vergi dairesine tahsilat için bu kararı gönderir. Bu sebeple davadan haberdar etmek ve vergi dairesine kararın gönderilmesini engellemek için EPDK’ya bir dilekçenin verilmesinde fayda vardır. Zira böyle bir dilekçe verilmez ve ceza tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairesine EPDK tarafından gönderilirse, vergi dairesine derdinizi anlatmanız ve tahsilatı durdurmanız oldukça güç olacaktır. Bugüne kadar başvurduğumuz bir çok vergi dairesi konuyu anlamamış, bu sebeple tahsilatları durdurmamız oldukça güç olmuştur. Sonuç olarak, ceza kararının tahsil için EPDK tarafından vergi dairesine gönderilmesini engellemek, bunu sağlamak için de davayı EPDK’ya bu dilekçe ile haber vermek en doğru yöntem olacaktır.<br />
Hakkında idari para cezası verilip de Danıştay 13. Dairesi’nde dava açıp cezası henüz kesinleşmeyenlerden, ilgi vergi dairesince haciz veya tahsilata muhatap olanlar; vergi dairesine başvurup bunların iptalini talep etmelidirler. Yine cezalar kesinleşinceye kadar ilgilisinden talep edilmesi mümkün olmadığından, bu cezalara herhangi bir gecikme zammı uygulanması da mümkün değildir. Bu arada yasal değişikliklerle cezalarda meydana gelen indirim ya da tamamen kaldırılma durumunda da, cezaları vergi dairesi baskısı altında ödeyen bayileri mağdur edilmiş olacaklardır. Bütün bu sebeplerle Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı yazısı ve Danıştay’ın ilgili kararının ekli olduğu bir dilekçe ile vergi dairesine başvurunuzu yapın. Vergi daireleri genelde buna hemen karar vermeyip, konuyu bağlı oldukları Defterdarlığa veya hukuk bölümlerine iletmektedirler. Ancak neticede vergi dairesinin talebi kabul etmemesi durumunda, idare mahkemesinde dava açılmalıdır. Burada yanılgıya düşülmemesi gereken konu, yetkili mahkemenin vergi mahkemesi değil idari mahkemeler olduğudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istasyonlaw.com/deneme-1-2-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>173</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

