Kriz Yönetimi

Son bir kaç yıldır akaryakıt piyasasında öyle gelişmeler oldu ki, piyasa bir anda neye uğradığını şaşırdı. EPDK kuruldu, piyasa sıkı bir denetim altına girdi, yüksek miktarlı cezalar bayileri bunalttı. İntifalarla boğuşurken Rekabet Kurulu verdiği kararla ortaya bir umut ışığı yaktı, ancak kim nereye nasıl başvuracağını bilemedi. İntifadan kurtulmanın bir yolunu bulan bayilere bu sefer iade ve cezai şart baskıları uygulanmaya başlandı. Binlerce istasyon, gerek ekonomik yetersizlikten, gerek gelişen olaylara karşı plansız hareket edişinden kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Yüzlercesi kapandı, iflas etti. Bundan dağıtım şirketleri de zarar gördü, alacaklarını alamaz oldular. Kısaca piyasa bir krizle karşı karşıya kaldı ve bu krizde hazırlıksız bir 7 yıl geçirdi.

Oysa gelişmiş toplumlarda kriz yönetimi diye bir kavram vardı ve kuralları bu konuda uzman kişilerce belirlenmişti. Kriz yönetimi küçük birer işletme olan bayilere de uygulanabilirmiydi. Yoksa bunlar daha büyük işletmeler için mi planlanmıştı.

Her kurum krizle yüz yüze gelebilir ve kriz yönetiminin kuralları her işletme için geçerlidir. Hatta küçük işletmelerde başarı şansı daha da fazladır. Eğer firmanızın krizde olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki yazımızı okuyun ve tatbike çalışın. Başarılı olmamanız için hiç bir sebep yoktur.

Kriz Yönetiminin safhaları:

1) Meydana gelebilecek sıkıntıların listesini çıkarın: Kriz yönetiminin en ideal olanı, kriz çıkmadan çok önce, sakin bir ortamda başlanmasıdır. İş dünyasında karşılaşılabilecek krizleri önceden tahmin etmek imkansızsa da, bazı kriz türlerini önceden tanımak mümkündür. Risklerin çoğu yapılan işin (sektörün) doğası gereği ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple içinde bulunulan sektörden kaynaklanan riskleri yakından takip etmek ve onlarla baş edebilmek mümkün olabilmektedir.

Doğabilecek krizler için nereye bakılacağını bilmek, krizde denetimin ilk adımıdır. Sonraki adım, kriz kaynaklarını sistematik bir incelemeye tabi tutup, gelecekte sorun çıkarma olasılığı olanları tespit etmektir. Bunun için olabilecek en kötü 10 şeyi ve buna karşı yapabileceklerinizin listesini yapmakla işe başlayın. Firmanızı zora sokabilecek her şeyi düşünmeye çalışın. Unutmayın, sizin düşündüklerinizi başkaları da düşünebilir ve size yapabilir. Olabilecek her şeyi önem sırasına göre listeleyin.

2) Önlenebilirleri önlemeye çalışın: Olabilecekler listesindeki her tespitiniz için, bu durumu önleyebilecek önlemler konusunda kendinize sorular sorun. Riski, meydana gelme olasılığı ve önlemin tahmini maliyetini belirleyin. Hangilerini en az maliyetle bertaraf etmenin yolarını bulun.

3) Acil durum planlaması yapın: Acil durum planlaması, kriz meydana gelmeden önce, kriz anında yapılabileceklere karar vermek ve yapılacakları sırasına göre düzenlemektir. Bunu yapmak normal zamanda çok daha kolaydır. Gerilim dolu kriz anlarında ise, en basit önlemleri almak bile zorlaşabilir.

Hemen hemen her kurum acil durum planlaması uygular. Örneğin yangın tehlikesi ile her an karşı karşıya olan sektörünüzde, yeteri kadar yangın tüplerini istasyonda bulundurur, sürelerinde kontrollerini yaptırırsınız. Aynı yöntemi işletmenizin ekonomik ve hukuki risklerine karşı da yapmalısınız.

Kriz ekibinin ilk yapacağı iş, sorunun boyutunu belirlemektir. Amaç, olası krizin doğuracağı her önemli sorunu çözmek veya kontrol altına almak için yapılması gerekenleri ortaya koymaktır. Planınızı değişen gündeme göre de mutlaka güncelleyin.

4) Krizi teşhis edin: Hazırda bir kriz yönetimi ekibine sahip olmak ve acil durum planlarıyla donanımlı olmak, krize karşı her zaman tedbirli olmak demektir. Bir kriz oluştuğunda ekip, fazla hasar oluşmadan krize müdahele edebilecektir. Ancak bazı krizlerin çok açık olmasına karşın bazı krizlerin algılanmasında zorluk çekilebilir. Bu durumda ekip ne kadar hazırlıklı ve uzman kişilerden oluşmuşsa, teşhis de o derece kolay olacaktır. Krizin geldiğini gösteren uyarı işaretlerini en iyi görenler, hazırlıklı uzman ekiplerdir.

5) Krizi frenleyin: Üzerine gidilmeyen krizler giderek derinleşir, çok daha kötü durumda karşılanmak zorunda kalınabilir. Bunun için çabuk ve kararlı davranmak ve kriz yöneticileriyle devamlı iletişim halinde olmak gerekir.

6) Ve krizi çözün: Kriz frenlenmezse kontrolden çıkabilir. Kriz frenlendikten sonra kriz yönetiminin yapması gereken şey, sorun çözülene kadar sorunun üzerine gitmektir. Zaman krizde en önemli faktörlerden biridir. Sürenin uzaması demek krizin yayılıp kök salması demektir. Krizin uzun sürmesi, piyasadaki size karşı olan algıyı da kötü yönde etkiler.

Kriz iyi tanımlanmışsa, iyi bir organize ile hedefine ulaşılabilir. Bunun için,

-Yapılması gereken bütün işleri belirleyin

-Bu işleri en iyi şekilde yapacak uygun insanları belirleyin

-Her bir işin tamamlanması için en kısa zaman hesaplaması yapın

-Bütün işleri doğru sırada planlayın

Yani özetle, yapılması gereken bütün işleri, yapacak kişilerle doğru sırada ve en kısa sürede yapmak, krizin çözümünü sağlayacaktır.

7) Krizden alınacak dersi unutmayın: Krizden ders çıkarmak, krizi sonlandırmanın bir parçasıdır. İlk başa dönün ve bir dahaki sefere neleri farklı yapacaklarınızın bir listesini yapın. Yanlışlar nelerdi, neleri iyi yaptınız, elde ettiğiniz tecrübe ile benzer krizleri önleyip önleyemeyeceğinizin mukayesesini yapın.

Şimdi, İşletmenizden krizi en iyi algılayacak yönetici ve yöneticileri seçin. Belli başlıklar altında krizde iletişim kuracağınız uzmanları belirleyin ve bir kriz çıktığında krizden en az etkilenen firma siz olun.

 

Twitter Digg Delicious Stumbleupon Technorati Facebook

Henüz yorum yok, ilk yorumu yazabilirsiniz! :)