Sözleşmelerdeki Cezai Şartlar

Bayilik sözleşmelerinin yargıya intikal eden önemli maddelerinden birisi de cezai şartları içeren maddelerdir. Sözleşmelerde yer alan cezai şartlar genellikle bayiin bir yılda satmayı taahhüt ettiği ton miktarı ile ilgilidir. Eğer taahhüt edilen ton miktarında satış yapılmazsa, dağıtım şirketi bayiden, taahhüt edilen miktarla satış miktarı arasındaki fark için belirli bir oranda cezai şartı talep etmektedir. Bunun dışında, sözleşmenin dağıtım şirketince feshi halinde belirli bir oranda faiz, gecikme zammı vs. alınacağı konusundaki hükümler de cezai şarttır.

Bir sözleşme, kanunun gösterdiği sınırlar içerisinde maddeler içerebilir. Bu sebeple bayilik sözleşmelerindeki cezai şartlar da, akit serbestisine tabidir. Durum böyle olunca ve arada ihtilaf çıkınca, dağıtıcı tarafından açılan davalarda bayiler, cezai şartın istenemeyeceği veya fahiş olduğu konusunda itiraz ileri sürmektedirler. Ancak bu itirazlar mahkemelerce çoğunlukla reddedilmektedir.

Borçlar Kanunu 161/son fıkrasına göre, cezai şartın fahiş olduğundan bahisle borçlu taraf cezanın indirilmesini talep edebilir. Ancak bu madde, tacir ve tacir sayılan kişiler dışındaki ihtilaflarda uygulanabilecek bir maddedir. Tacirler arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmelerinde, Türk Ticaret Kanunu 24.maddesi hükmü gereği böyle bir indirim yapılamaz. Zira madde tacir olan borçlunun cezadan indirim yapılmasını isteyemeyeceğini emretmiştir. Hukuki durum böyle olunca da mahkemeler cezai şartın kaldırılması ve indirimi taleplerini reddetmektedirler.

Ancak Yargıtay önüne gelen bir kısım davalarda, sözleşmenin konusunu ahlaka (adaba) aykırı görüp akdi batıl kabul etmiş ve cezai şartı iptal etmiştir. Buna gerekçe olarak da, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek olması halinde, sözleşmenin adap ve ahlaka aykırı olacağı, bu durumda sözleşmenin tamamen ya da ilgili maddelerinin iptal edilmesi gerektiğini göstermiştir. Gerçekten de bayilik sözleşmelerine baktığımızda, bu sözleşmelerin çoğunda bayiin ekonomik özgürlüğünü ortadan kaldıran veya kalkmaya yakın sınırlandıran sözleşmeler olduğunu görmekteyiz. Bayiin ekonomik özgürlüğünü yok eden, ihlal eden ya da ekonomik geleceğini tehlikeye düşüren bu tür sözleşmeler batıldır ve iptali gerekir.

Yargıtay buna benzer kararlarında, BK md.161/son ve Türk Ticaret Kanunu md.24 dışında, Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerini uygulamak suretiyle, fahiş cezai şartları iptal yolunu seçmiştir. Bu konuda Yargıtay 13.Hukuk Dairesi Esas No:2002/14711- Karar No:2003/1355 ve 17.02.2003 tarihli kararı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Esas No:2006/11401- Karar No:2007/3998 ve 19.04.2007 tarihli kararı konunun sonuna eklenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Türk Ticaret Kanunu md.24, Borçlar Kanunu md.19/2, 20, 161/son arasındaki fark ve uyumu şu şekilde belirlemiştir: “Ticaret Kanunu’nun 24. Maddesinin, Borçlar Kanunu’nun 161. Maddesinin son fıkrasına yaptığı yollamadan da anlaşılacağı gibi, yalnız fahiş olsa dahi cezai şartın indirilemeyeceği esasını kabul etmiştir. Yoksa ahlak ve adaba, emredici kuralların koyduğu kurallara aykırı olan cezai şartın geçerli olmamasını kabul etmemiştir; maddede bu sonucu veren bir hüküm yoktur. Fahiş cezai şartın tehlikesini önleyen bir hüküm ister bulunsun ister bulunmasın cezai şartın ahlaka ve adaba, emredici hükümlere aykırılığı sebebiyle iptal edilmesine bu durumun bir etkisi olmaz. Nitekim İsviçre ve Alman hukukçuları arasında mevzuatın farklı olmasına rağmen, bu bakımdan bir mutabakat mevcuttur…”
Yargıtay kararlarında, ödenmeyen borçlarda yüksek miktarlı faizlerin de benzer şekilde iptale tabi olduğu, hakimin sözleşmenin sona ermesindeki tüm koşulları ölçü almasıyla faizin hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edeceği açıklanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, dağıtım şirketinin dava açması durumunda karşı dava ile sözleşmenin Borçlar Kanunu’nun iradeyi sakatlayan hallerinden olan ahlaka ve adaba aykırı olduğu sebebiyle iptalini talep etmek gerektiğini ileri sürmeniz önerilmektedir.
Cezai şart konusunda bir diğer önemli konu da, bir sözleşmede cezai şart hükmü varsa, diğer tarafın borçludan cezai şart dışında bir istemde bulunamayacağıdır. Yargıtay buna gerekçe olarak, tarafların baştan zararların öngörülmesi ile maktu bir rakamı tespit ettiklerini, zararların da bunun içinde olduğunu göstermiştir. Yargıtay 11. HD Esas:2000/10625 – Karar:2001/1710, 27.02.2001 tarihli kararında, “Cezai şart müspet zararı temsil etmektedir. Somut olaydaki cezai şartın da, gecikmeden doğabilecek zararı karşılamak için sözleşmeye konulduğu açıktır. Bunun doğal sonucu olarak, davacı alacaklının cezai şart miktarı ile sınırlı zararını ayrıca isteme hakkı bulunmamaktadır. Bu zararı zaten cezai şart kapsamında karşılamakta olup, alacaklıya yasa ile tanınan kolaylık, zararın varlığını ve miktarını ispat etme yükümlülüğü ile karşılamaksızın maktu olarak tazmin etme imkanı ile sınırlı kalmaktadır” demek suretiyle bu durumu açıklamıştır.
Eğer dağıtım şirketi cezai şart miktarıyla zararlarının karşılanmayacağı iddiasında ise, fazlaya dair zararlarını talep edebilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan ilki, dağıtım şirketinin cezai şartla karşılanmayan zararlarının olduğunu ispat etmesi, ikincisi de bayiin kusurlu olduğunun belirlenmesidir. Bayiin taahhüt ettiği miktarı satamamasından dolayı sözleşmenin feshedilmesi halinde cezai şartı ödemesi için kusurlu olması gerekmez. Ancak, dağıtım şirketinin cezai şarttan fazlasını talep edebilmesi için, bayiin bu miktarı satamamasında kusurlu olması gerekir.
Hukukta cezai şart geniş bir konu olup, yukarıda anlatılanlar, bayilik sözleşmelerinde çok sık karşılaşılan ve muhatap olduğumuz sorulara yönelik olarak kısaca açıklanmıştır. Cezai şart içeren ihtar ve davalarda hemen avukatınıza başvurmanızda fayda vardır.

İlişkili Diğer Yazılar:

Twitter Digg Delicious Stumbleupon Technorati Facebook

39 Cevaplar | “Sözleşmelerdeki Cezai Şartlar”

  1. Sayın editör.
    Yeni sitenizin hayırlı olmasını dileriz.
    Bu konudabir görüşümüzü sizinle paykaşmak ve sizinde yorumunuzu öğrenmek isteriz.
    Her sözleşme yapıldığı zamanki koşulları içerir. Yani dağıtım firmaları bize 10-15 yıl boyunca her yıl belli bir litre malı satmamız için taahhütler imzalattı ve satamadığımız takdirde yüzbinlercedolara varan şartı cezalar hesapladı. Yıllar geçti ekonomik şartlar ve imkanlar kötüleşti.Talepten daha hızlı ve fazla rakipler ve istasyonlar çoğaldı. Bu durumda her istasyonun satışı düştü.Türkiyenin hatta dünyanın bu ekonomik sıkıntısı görmezden gelinerek nasıl olurda 1990-2000 yıllarındaki satışın aynısı beklenir bir istasyoncu dan. Bence bu üzüm yemek değil bağcı dövmektir. Bayiyi köşeye sıkıştırarak daha fazla ve haksız yararlanmaktır. İnanıyoruz ki intifa gibi bu konuda da adalet yerini bulacaktır.

  2. Name (required)orhan aksüt 11. Şub, 2010 | 16:10

    Sayın editör
    Dağıtım firmamız sözleşmemizi tek taraflı fesih ettikten sonra şimdide cezai şart olarak 20 000 dolar talep etmekte ve bunun için dava açtılar.Ancak sözleşme imzaladıktan sonra yaklaşık 5 ay gibi bir süre sonra dağıtım firması bize satışını yaptığı akaryakıt ürürnlerini tse ve tüpraş standartlarına uygun olmayan evsafı bozuk sorunlu ürünleri vermiş ve bu ürünlerin yaklaşık 13000 lt sattık .ancak ertesi gün satış yaptığımız araçlar yolda kalınca araçların bütün masrafını karşılayarak bedellerini ödedik. dağıtım firmamıza durumu bildirdiğimizde önce sorunu kabul etmediler ancak başka bayilerdede bu sorun ortaya çıkınca kabul ederek malı iade almak istediler 20000 lt aldığımız ürünün sanayide heba olan servislerde dökmek zorunda kaldığımız 13000 lt maldan sonra kalan 7000lt civarındaki motorini iade ettik.dağıtım firmamız iade alınan ürüne karşılık sorunlu olan 7000lt motorin ..plakalı araç ile teslim alınarak değiştirilmiştir.İbaresinin yer aldığı bir tutanak verilmiştir.5 aylık faaliyette bulunan yeni bir istasyon o güne kadar satışları normal şekilde seyreden bir istasyon düşünün
    küçük bir ilçede faaliyet gösteren bir istasyon nüfusunun az olduğu araç sayısının sınırlı olduğu ve en önemlisi inasanların birbirini tanıdığı hatta çoğunun akraba olduğu bir ilçede araç sahipleri böyle bir olayla karşılaşınca sizin istasyonunuzda bir daha motorin alırlarmı. alışveriş yaptığınız kasap size dana eti yerine at eti (özür diliyorum) satsa ve çocuklarınızla birlikte hasta olsanız. aynı kasaptan bedavada verse en güzel eti de verse bir daha et alırmısınız .tabiki almazsınız.böyle bir durumda ilçede faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu satışlarını artıra bilirmi vermiş olduğu taahhütlerini yerine getirebilirmi ve kotasını doldura bilirmi.biz yapamadık ve iflas ettik.istasyonumuzuda intifalı ve ipotekli bir şekilde satmak zorunda kaldık.doğal olarak niye mahkemeye vermediniz diyeceksiniz.destek olacaklarını söylediler kredili mal vereceklerini söylediler.zararımızı yani heba olan malımızı vereceklerini söylediler hep söylediler olmadı bizde intifa var ipotek var diye dava açmadık ayrıca fesihten dolayı demirbaşları para vererek aldık .kurumsal kimliği olan giydirmelerinide firmaya teslim ettik.
    sayın editör firmanın bende olan tutanağından dolayı cezai şart davasında lehime bir gelişme olabilirmi teşekkürler

  3. Sayın Orhan Aksüt

    Cezai şartın talep edilebilmesi için sözleşmenin feshinde sizin haksız olmanız gerekir. Ancak anlaşılıyor ki siz yaşadığınız olumsuzlukları ihtar ve dava haine getirmemişsiniz, karşı taraf ise sizin hareketlerinizi fesih nedeni yapmış. Bizim önerimiz dağıtım şirketinin sizi zarar uğratan eylemi sebebiyle ayrı bir tazminat davası açmanız. Ancak burada zamanaşımı sorunu var. Sözleşmelerinizi incelemeden, tarihleri bilmeden bir şey söylememiz mümkün değil. Size açılan davayı takip eden avukatınızdan bu konuda yardım alabilirsiniz. Kolay gelsin

  4. Sayın editöör
    Şartı cezaların (özellikle satış taahhüdünden kaynaklanan)”sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması” ilkesinden yararlanması konusu ile ilgili değerli cevap ve görüşlerinizi bekliyoruz

  5. Sayın Murat bey
    Yorum sayfalarında başlı başına makale konusu olabilecek yazılara yer veremeyeceğiz. Ancak bu konuda ileride belki bir yazı kaleme alabiliriz.

  6. Sayın Editör, Akaryakıt almış olduğumuz şirket sözleşmeyi yenilememiz halinda,yıllık kotayı tamamlayamadık diye bize dava açacağını söylüyor. Bu olabilir mi? 7 yıldır aynı şirket ile çalışıyoruz. Açacağı dava miktarı ne kadar olur cevaplarsanız sevinirim.

  7. Sayın Erdal Can

    tabiki olabilir. Ancak sözleşmeyi ve tarihleri bilmeden talepleri konusunda bir şey söyleyemeyiz.

  8. Name (required) 11. Kas, 2010 | 17:28

    SAYIN EDİTÖR.anladığım kadarıyla satıştan dolayı ödeyeceğimiz cezai şartı mahkemeye verme hakkımız var.Ama bizim şirkete verdiğimiz teminat mektubu var.Bu cezayı ödedikten sonramı vermeliyiz yoksa ödemedenmi vermeliyiz.aydınlatırsanız sevinirim.

  9. Mehmet bey soruyu anlayamadık. Zaten cezai şart talep ederlerse ya dava açacaklar ya da teminat mektubunu paraya çevirecekler. Bu aşamada siz de savunmalarınızı yapacak ya da karşı davanızı açacaksınız.

  10. epdk kanunlarına gore sozlesmelerde kota olayı var mı?
    cunku 5 yıllık anlasmalarımız heryıl duzenlı olarak kanun cıktıkca duzeltıldı.ve koto rakamları yazılmadı.fesh sırasında bır tazmınat alması soz konusu olur mu?ayrıca satıs taahutu varmıdır?

  11. Berkant bey, EPDK’ya gönderilen sözleşmelerde satış taahhüdü yer almasa da dağıtım şirketleri bayilerine bu konuda ayrıca belge imzalatmaktalar. Bu sebeple 5 yıldan sonra ayrılanlara devam için bu yolla baskı yapıyorlar.

  12. peki herhangi bır tazminat alma hakkı dogar mı sonucta dagıtım sırketının?

  13. sayın editor,dagıtım sırketlerı kota koydukları halde,bazı sırketler asılması halınde ton basına paralar odenmektedır,bu bayııler 3-5 gecmez,lakın dıger 47 sırket ıse herhangı odeme yapmamakla beraber ,ayrıca tazmınat maddelerı eklemektedır,bu rekabet kurumu acısından bır emsal teskıl eder mı,haksız kazanc soz konusu olmaz mı?bayıılerın kota asımı sırasında gelecek yıllara devır gıbı sacma sapan olaylara maruz kalmaktadır.bu konu acısından ne yapmamız gerekıyor?

  14. Berkant bey, Rekabet Kurulu bu konudaki başvuruları reddetti ve topu EPDK’ya attı. Bu konu hukuk mahkemelerini ilgilendirmekte ve dağıtıcılar dava açarsa sorun dava içinde çözümlenmektedir. Sözleşme yaparken bu maddelere imza atmayın olsun bitsin. Neden imzalarken avukata başvurulmuyor da sonradan bu işler aklınıza gelmiyor anlamak mümkün değil.

  15. Berkant bey, dava açılıp dilekçe gelmeden, hiç bir hukukçu ezbere konuşmaz.

  16. hukukı eksıklıkler ve her gecen gun cıkan ozel maddelerden dolayı ısın ehlı avukatı bulamıyoruz acıkcası.bır borca ıstınaden alınan bır ıstasyondur. bızle ılgılı karsılıklı bır sozlesme olmadı.suan satmayı dusunmekteyım.ben benden sonra bırının bu sorunlardan dolayı sorun yasamasını ıstemıyorum.ısyerını alırken mecbur kaldım.benden sonrakı bır kısının benım yuzunden sorun yasamasını ıstemıyorum.bu konuda bılgı sahıbı avukat cok az.sıze ulasabılıcegım bır tel yada bılgı olursa sevınırım.
    saygılarımla.

  17. Berkant bey, sitedeki telefonlardan iletişim kurarsanız yardımcı olmaya çalışacağız.

  18. Name (required)emine 04. May, 2011 | 13:37

    dağıtım şirketi, bayinin başka dağıtım şirketinin de mallarını da satması nedeniyle sözleşmeyi feshetmiştir.ve cezai şart olarak koyduğu tutar için dava açmış bulunmakta.cezai şart üzerinden yasal faiz veya başka bir faiz hesaplanacak mı?teşekkürler.

  19. Emine hanım, sözleşmede ne yazıyorsa o uygulanacaktır.

  20. Sayın Editör;

    EPDK ya dağıtım şirketleri tip sözleşme verme zorunluluğu yasal olarak bulunmakta mıdır?

    Eğer bulunmakta ise; bu durumda tip sözleşme beyanı içerisinde bulunmayan bir tonaj taahütü geçerli olurmu?

    Yada yine bu tip sözleşme içerisinde bulunmayan ancak bayi ile dağıtıcı arasındaki sözleşmede bulunan maddeler geçerli veya geçersiz denebilir mi? Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

    Saygılarımla..

  21. Kadir bey, 5015 sayılı yasada böyle bir zorunluluk olmasa da EPDK tip sözleşme kullanmakta. Bunun dışında taraflar arasındaki sözleşmeler de geçerlidir.

  22. Sayın Editör;

    Mevzuat gov tr den copy paste ettim. (h) ye dikkat edebilirmisiniz.

    ” Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri

    Madde 4- Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir.

    Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır.

    Piyasa faaliyetinde bulunanlar, kötüniyet veya tehlikeli eylem sonucunu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak, bunların oluşumunun engellenmesi için her türlü tedbiri almak ile istenmeyen durumları en kısa sürede gidermek zorundadır.

    Bu Kanuna göre faaliyette bulunanlar;

    a)Ticarî ve teknik mevzuata uygun davranmak,

    b) Çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirleri almak,

    c) Kamunun can, mal ve çevre güvenliği ile kendi tesis ve faaliyetlerini önemli ölçüde tehdit eden veya olumsuz etkileyen bir durum oluştuğunda, kamu yetkililerini ve bundan etkilenme ihtimali bulunan ilgilileri haberdar etmek ile tehdidin niteliği ve niceliği ile bunu önlemek üzere alınmakta olan tedbirleri Kuruma bildirmek,

    d) Zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan, tesis ve/veya faaliyetleri sigortalamak,

    e) Faaliyetleri nedeniyle üçüncü kişilere veya çevreye verilecek zarar veya ziyanları tazmin etmek,

    f) 14 üncü maddenin birinci fıkrasına göre Kurumca belirlenen usul ve esaslara uygun bildirimleri yapmak,

    g) Kurumca 14 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre istendiğinde, gerekli bilgi, belge ve numuneleri vermek, tutanakları imzalamak ile görevlilerin tesislerde inceleme yapmasına müsaade etmek,

    h) Esas faaliyetlerine ilişkin tip sözleşme örneklerini ve bunlarda yapılacak değişiklikleri yürürlüğe koymadan önce Kuruma bildirmek,

    ı) Piyasa faaliyetlerinde, Kurulun belirleyeceği teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlamak,

    j) İletim ve depolamada kapasite kısıtları dışında kendilerinden yapılan talepleri ayrım gözetmeksizin karşılamak,

    k) Eşit durumdaki alıcılara (kategorilere), eşit hak ve yükümlülük tanımak, farklı şartlar sürmemek,

    İle yükümlüdür. ”

    Şimdi burada bahsedilen tip sözleşmeler nelerdir?
    Şirket ana sözleşmeleri mi?
    Bayilik sözleşmeleri mi?
    Sektör oyuncuları ile yapılan sözleşmeler mi?
    Sizin yorumunuz nedir?

    Eğer bayilik sözleşmeleri olduğu varsayımını düşünürsek buradan EPDK ya beyan edilen tip sözleşme ile kendi sözleşmesi uymayan bayiye bir ışık var mı?
    Yoksa sadece lisans sahibinin EDPK ya karşı sorumluluğu ile mi sınırlı?

    Sayın editör, Size bu bu siteyi ve bu tartışma ortamını hazırlayıp, bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

  23. Kadir bey,
    Biz bu sayfaları hiç bir beklentiye girmeden hazırlamaktayız. Bu sayfalara cevap veren kişiler de avukat olup sorumluluk sahibidirler. Bu sebeple hem doğru yayın yapmak hem de kimseyi yanıltmamak durumundayız. Ancak hak verirsiniz ki sorulan soruların hepsine hazırlık yapmak, cevap vermek de zaman işi ve ancak kendi işlerimizden zaman yaratarak bunu yapabiliyoruz. Sizin sorunuz ise oturup makale yazılacak boyutta. Bu sebeple cevap olarak, bu sözleşmelerin lisans sahibinin EPDK ile ilişkilerinde kullandığı sözleşmeler olarak yorumlamanız gerekir demekteyiz. Kolay gelsin.

  24. Editör Bey,

    Sözleşmesi sona eren ama tahhütünü doldurmamış bir bayi düşünelim. Dağıtıcı taahhütü yıllık taahhütname ile belirlenmiş. Her yılın sonunda talep etmezse 5 yılın sonunda talepde bulunmadığı yıllar için de cezai şart talep edebilirmi veya son yıl için mi talep etmesi gerekir? Her Yılın sonunda da bu hakkının saklı tuttuğunu belirten ihtar çekmediğini varsayalım.

    Tüm konular ile ilgili değerli yorumlarınız aydınlatıcı bilgileriniz için teşekkür ederim.
    Saygılarımla.

  25. Onur bey, ticari işlerde cezai şartın tamamı istenebilir. Ancak istenen miktar bir tarafın mahvına sebep olacak derecedeyse hakim bunu indirebilir.

  26. Halis SUSUZ 20. Nis, 2012 | 22:22

    TÜRK TELEKOM VE TTNET BAYİSİYİM KARŞILIK OLARAK BİZ BU KURUMLARLA SÖZLEŞME İMZALAYARAK BAYİSİ OLDUK FAKAT BİZE SÖZLEŞMENİN BİR SURETİ VERİLMEDİ.YAKLAŞIK 8 AYDIR ALTINDAN KALKAMIYACAĞIMIZ KADAR CEZAİ ŞARTLARI BAYİLERİNE KARŞI UYGULUYOR.BAYİLER OLARAK NE İMZALADIĞIMIZI BİLMİYORUZ İSTEDİKLERİ GİBİ BAYİLERE CAZA KESİP BİZİ İFLASIN EŞİĞİNE GETİRDİLER.Bu tek taraflı yapılan sözleşmenin geçerlilik durumu nedir bizler bu sözleşmede ne yazdığını bilmiyoruz hakkımızı nasıl arayacağız yardımcı olursanız sevinirim.Tüm bayiler adına….

  27. Hukusi bey, bu site akaryakıt ve LPG bayilerinin sorunkarına yöneliktir. Ancak sizin sorunuza şöyle yanıt verebiliriz. İhtarname gönderin ve sözleşmenin bir suretini isteyin. Vermezlerse bir avukata başvyrun.

  28. sedat yeşil 27. Nis, 2012 | 14:50

    merhabalar biz bir temizlik firmasyız bundan 3 yıl önce bir hastane temizlik ve personel temini için 4 yıllık sözleşme imzalamıştık yalnız işe başladıgımızın 5.ayı sözleşmemizi tek taraflı fes ettiler bu durumda dava açmak zorunda kaldık sözleşmemizden dogan 240 000 tl yıllık cezai şart ve müspet zararımızın karşılanması talep ettik şuan davamız bilirkisiden yeni çıktı raporunda karşı tarafın tek teraflı geçersiz fessine karar verildigi onaylamışlar ama burdaki hesaplamar ise sözleşmemiz 4 yıllık iken sadece kesmiş oldugumuz faturadan kalan alacagımız ve 1 yıllık 240000 cezai şart ı alabilmemiz dogrultusunda sizce bu hesaplama dogrumu bu hesaplamnın avk tarafından müspet degil menfioldugunu müspet hesaplama yapılması için itiraz edeceklerini söylemişlerdi lütfen yardımcı olurmusunuz

  29. Sedat bey yanlış drese girmişsiniz. Avukatınızı arayacaksınız.

  30. sedat yeşil 28. Nis, 2012 | 06:31

    bu konularda degerlendirme yaptıgınızdan dolayıdır özür dilerim ben sadece bu konuda bilgilerinizi yapılan uygulamayı degerlendirilsini rica etmiştim

  31. Sedat bey sitedeki cezai şartlar bölümü akaryakıt istasyonları ile ilgilidir. Ancak genel prensipler aynıdır. Dosyayı bilmeden size net bilgi veremeyiz, verirsek sizi yanıltırız. Bu sebeple dosyayı bilen kişi olarak avukatınıza sorun demiştik. Kolay gelsin.

  32. Reha demirel 02. May, 2012 | 10:02

    Merhabalar sayın editör.Petrol haberleri veren bir sitede,asgari satış taahhüt davası bayi lehine sonuçlandı diye bir haber okudum.Haberden bilginiz var mı?Varsa doğruluk payı nedir?Başka hiçbir yerde bu haberi göremedim.Saygılar

  33. Reha bey, her davanın kendine özgü şartları vardır. Bir genelleme yapılamaz.

  34. orhan aksüt 09. Kas, 2012 | 11:42

    cezai şart davamız halen görülmekte olup
    dağıtım firmamız akaryakıt bayilik sözleşmesini tek taraflı fesih ettikten sonra
    tarafımıza dava açarak cezai şart ve fazlaya ilişkin haklarını istemekte
    akaryakıt sözleşmesini 26/12/2008 tarihinde fesih etti ancak aynı holdinge bağlı gaz şirketi sözleşmeye devam etti 31/12/2010 tarihine kadar petrolü başka bir şirket çalıştırmaya başladı işletmeyi devir alan şirkette halen aynı gaz firması ile devam etmektedir.sormak istediğim cezai şarttan dolayı sitenizde bahsettiğiniz asgari satış taahhütü davası bayi lehine sonuçlandı haberi ile ilgili kararın yayınlanması veya dosya numarasını tarafımıza verebilirmisiniz .
    çünkü aynı holding akaryakıt sözleşmesini fesih ederken gaz şirketi ile bizimle ticari münasebetine devam ederek fayda sağlamaya devam etmiştir. cezai şart davasında bize faydası olacağına inanıyorum
    yardımcı olursanız sevinirim saygılar

  35. Orhan bey, biz burada bir beklentimiz olmadan bilgi paylaşımı yapıyoruz. Bu sebeple kendi davalarımızla ilgili numara, belge svs. ağlamamız hem zamansal olarak hem de mesleki olarak mümkün olmamaktadır. Avukatlarınız biraz araştırma yaparsa size faydalı olacak hususları tespit edebilir. Kolay gelsin.

  36. celal karakurt 25. Şub, 2013 | 13:38

    Sayın Av. Murat Basman sizinle yüzyüze tanışma ve çalışma fırsatı bulmuştuk. Petrol Piyasası Kanunu konusunda öncülük yapan bir kişisiniz. Daha önce sizin de yardımınızla bir davayı kazanmıştık. Başarılarınızdan dolayı sizi tebrik etmek istiyorum.Telefonunuz halen bende mevcut fakat telefonla sizi rahatsız etmek yerine yardımınıza ihtiyaç duyduğum konuyu burdan paylaşmak istiyorum.

    31.03.2008 tarihinde bir rus firmasıyla 12 yıllık sözleşme imzaladık. bunun karşılığında 150.000 dolar para aldık. daha sonra intifaların 5 yıla düşmesinden dolayı 1 ay sonra 5 yılımı dolduruyorum. fakat dağıtım şirketi bizimle tekrar yeni bir sözleşme imzalamak istemiyor ve kalan 7 yıl için 87.500 dolar paranın 5 yıllık faizini vs. ve yaptığım hesaplamalar sonucu tahahhüt ettiğim kotayı dolduramadığımdan dolayı 45.000 dolar parayı bana açacağı dava sonucu isteyeceğini tahmin ediyorum. ben 87.500 dolar ve 5 yıllık faizi vs. ne kadar tutuyor ise ödemeye razıyım fakat cezai şart hakkında bizim elimizden birşey gelirmi. bu konudaki emsal davaların sonucu nedir? yardımcı olursanız sevinirim.

  37. Celal bey teşekkür ederim. Siz devam etmek istiyorsanız bunun yasal bir engeli yok. Rekabet Kurulu hayır sözleşme bitmiştir diyemez. Bu sebeple sözleşmeye devam arzunuzu dağıtım şirketine bildirin. Buna rağmen sözleşmeyi devam ettirmezlerse açacakları davada şansları olmaz. Ancak lütfen bu bildirimi mutlaka bir avukata yaptırın ve söylediğim sonuçları sağlayacak içerikte olmasını sağlayın. Kolay gelsin.

  38. cezai şart davamız dağıtım firmasının kusurundan dolayı reddedildi yargıtay tarafındanda onaylandı.benim sormak istediğim
    dağıtım firmasının 2006 yılında ayıplı mal vermesinden dolayı elimizde tutanak var sözleşmeyi 2008 yılının 12. ayında fesih etti
    2009 yılında cezai şart davası açtı dava yaklaşık 5 yıl sonra onandı 2009 yılında iflas ettim yargıtayın onadığı karardan dolayı dağıtım firmasına maddi manevi tazminat davası açabilir miyim. dağıtım firmasının 2009 yılında açmış olduğu davada
    bu olaydan dolayı iflas ettiğimizi maddi manevi zararımızın olduğunu maddi ve manevi zararımızın karşılanmasını , tazminat hakkımızı saklı tuttuğumuzu beyan etmiştik zaman aşımına uğrarmı

  39. Sayın alikko, sözleşmeden doğan davalarda zamanaşımı süresi 1o yıldır. Henüz süreniz var.